Anasayfaya Dön

En

Ku

Hızlı Erişim
Web Mail
Kütüphane
Bilgi Edinme
İletişim Bilgileri
Telefon Rehberi

Haberler

Üniversitemizde "Türk Dış Politikasında Güncel Meseleler" konulu söyleşi düzenlendi

27.03.2021

Batman Üniversitesi Söyleşileri kapsamında düzenlenen "Türk Dış Politikasında Güncel Meseleler" konulu söyleşide Rektör Demir’in konuğu, T.C. Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi Müdürü Prof. Dr. Mesut Özcan oldu.

Batman Üniversitesi Söyleşileri kapsamında düzenlenen "Türk Dış Politikasında Güncel Meseleler"  konulu söyleşide Rektör Demir’in konuğu, T.C. Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi Müdürü Prof. Dr. Mesut Özcan oldu.

 

25 Mart 2021 Perşembe günü sosyal medya hesaplarımızdan canlı yayınlanan "Türk Dış Politikasında Güncel Meseleler" konulu söyleşiye Üniversitemiz öğrencileri, personeli ve vatandaşlar katıldı.

 

Söyleşide konuşan Rektör Demir, “Siz değerli öğrencilerimizle bir arada olmayı, akademik çalışmalarınızı birlikte yüz yüze yürütmeyi, sosyal faaliyetleri ve etkinliklerimizi hep beraber organize etmeyi, canı gönülden arzuluyorum. Kucak dolusu sevgiler gönderiyorum.” dedi.

 

Rektör Demir, Öğrencilerimizin davetini kırmayan ve programa konuk olan T.C. Dışişleri Bakanlığı Diplomasi akademisi Müdürü Prof. Dr. Mesut Özcan’a teşekkür etti.

 

Söyleşide konuşan T.C. Dışişleri Bakanlığı Diplomasi akademisi Müdürü Prof. Dr. Mesut Özcan, “Günümüzde Türk dış politikasının en önemi unsurları, soğuk savaş yıllarında olduğu gibi Batıyla ve Amerika ile olan ilişkilerdir. Batı içerisinde Avrupa ve Avrupa Birliği’de var. Fakat Türk dış politikasını sadece batı ile ilişkiler ibaret değil.”dedi

“Bugün Dışişleri Bakanımız, Çin Dışişleri Bakanı ile görüştü” diyen Özcan, “Çin, günümüzde ABD’nin ardından ikinci büyük süper güç. Hatta yakın zamanlarda ABD’yi geçip birinci süper güç olma yolunda ilerliyor. Bu nedenle dünyanın önde gelen siyasi aktörlerinden olan böyle bir devletin Türk dış politikasını ilgilendirmemesi mümkün değildir.  Çin ile aynı zamanda 10 milyar dolarlık ticaret hacmimiz var. Bu yüzden de bu yeni aktörle ilişkilerimiz son derece önemli.” Dedi.

 

 Soğuk savaş dönemiyle birlikte Türkiye’nin çevresindeki ülkeler de Türk dış politikasının gündemine geldiğini belirten Özcan, konuşmasını şöyle sürdürdü:  

 

Özellikle balkanlar. Günümüzde ise Ortadoğu ile olan ilişkiler Türkiye’nin güvenliği ve bunun la ilgili yapılacaklar Türk dış politikasının önemli unsurları haline geldi. Bu Türkiye’nin dünyadaki mevcut şartlara adapte olmasının yansımaları. Yani çift kutuplu bir yapı varsa ona göre siyaset sergilemesi gerekiyor. Çift kutulu bir yapı yoksa yeni aktörler çıkıyorsa bölgesel siyaset daha önemli oluyorsa, sizde kendinizi bu şartlara göre adapte etmeniz gerekiyor. Türkiye 90’lı yıllarda bunu istediği ölçüde yapamadı. Çünkü içeride güvenlik sorunları vardı PKK gibi. Balkanlarda Yugoslavya’nın dağılması ile iç çatışmalar ve göç sorunları vardı. Orta doğuda Irak’taki işgal ve Körfez Savaşı sorunları vardı. Kafkaslara baktığımızda Gürcistan’da Abhazya’da çatışmalar vardı. Aynı zamanda Rusya’nın içerisinde Çeçenistan’da Dağıstan’da sorunlar vardı. Bu gibi durumlar nedeniyle Türkiye 90’lı yıllarda yakın çevresiyle istediği ölçüde yakın temas ilişkilerine giremiyordu. Fakat 2000’li yıllara gelindiğinde bunun şartları biraz değişti ve Türkiye bölgesiyle ilgili dış politikaları benimsemeye başladı.

 

Özcan: Türkiye’nin Afrika’ya, Uzak Doğu’ya ve Latin Amerika’ya açılımları; insani, siyasi ve ticari boyutta yürütmeye başladı.

 

2000’li yıllarla beraber Türkiye bölgesinin yanında Afrika’ya, Uzak Doğu’ya ve Latin Amerika’ya açılmaya başladı. Bu açılımları insani, siyasi ve ticari boyutta yürütmeye başladı. Buralar da yapılan siyasi çalışmalarda üçayaklı bir yaklaşım sergilendi. Birincisi siyasi diyalog mekanizmasının kurulması gerekiyor. İkincisi mümkün olduğu ölçüde ticari etkileşimi artırmak gerekiyor. Hepinizin bildiği gibi Türkiye doğal kaynakları zengin olan bir ülke değil. Bu nedenle biz kalkınmamızı ancak ticari ilişkilerle yapabiliyoruz. Ne kadar ticaret yapabilirsek o kadar kalkınabiliyoruz. Üçüncüsü ise ilk iki unsuru tamamlayıcı olan insani etkileşimdir. Yani insani ilişkileri kolaylaştıracak adımlar atmak. Bunun yolu ise vizeleri kaldırmak, ulaşımı kolaylaştırmak. Bunun başka bir örneği daha fazla yabancı öğrenci ülkeye çekilmesi ve bunlara burs verilmesi. Bugün görüyoruz ki Afrika yükselen bir kıta, çok ciddi bir ekonomik potansiyele sahip. Bu bölgede Çin gibi ülkelerle mücadele ediyoruz.

 

Yakın çevremizde Arap ayaklanmaları gibi önemli olaylar gerçekleşti. 2011 yılından bu yana bu ayaklanmalar Türk dış politikasının en önemli unsurları haline geldi. Niçin önemli oldu. Çünkü 40 yıl boyunca dünya siyaseti aynı aktörler tarafından yürütülüyordu. Bu ayaklanmalarla yeni bir devrim yaratıldı. Ciddi miktarda kaos ve kargaşa ortaya çıktı ve bütün bunların sonucunda ekonomik sorunlar ve göç sıkıntıları ortaya çıktı. Bu olaylarla önemli derecede Türkiye ve çevresindeki ülkeleri etkiledi ve hatta Avrupa ve dünyaya yansımaları oldu. Irakta da 2003 yılında Saddam Hüseyin rejimi devrildi. Bunun üzerinden on sekiz sene geçti ve hala Irak ta istikrar sağlanamadı. Bu nedenle Türkiye’nin çevresindeki ülkeler ve olaylar Türk dış siyasetini yakından ilgilendirmeye devam etti.

Bunların yanında son birkaç yıldır Türk dış politikasını Doğu Akdeniz’deki gelişmelerde yakından ilgilendirmeye başladı. Bu 50-60 yıldır süren Kıbrıs meselesinin bir uzantısı olarak görülebilir. Fakat burada enerji konusu gündeme girmeye başlanınca daha fazla enerji şirketinin ve daha fazla aktörün devreye girmesiyle küresel yeni bir boyut kazandı. Yani artık tek bir bölgeyle ilgili siyaset yok. Türkiye bulunduğu konum itibariyle birçok konu ile ilgili farklı politikalar izleyebiliyor.

Geleneksel olarak Türkiye’nin batı ile ABD ve Avrupa ile olan ilişkileri yıllardır devam ediyor. Ama soğuk savaş ve sonrası ile beraber Türkiye’nin yakın coğrafyası da bizi daha fazla meşgul etmeye başladı. Son zamanlarda Ortadoğu ayaklanmaları ve göç ve güvenlik konuları gündemimizi meşgul etmeye başladı. Bunun yanında dönem dönem yükseliş ve azalmayla birlikte Kıbrıs ve enerji konusu da dış politikamızı yakından ilgilendirmeye başladı.”

 

Söyleşide öğrencilerin sorularını da yanıtlayan T.C. Dışişleri Bakanlığı Diplomasi akademisi Müdürü Prof. Dr. Mesut Özcan, hayatından örnekler vererek, diplomasi alanında ve akademik alanda ilerlemek isteyen öğrencilere tavsiyelerde bulundu.