Anasayfaya Dön

En

Ku

Hızlı Erişim
Web Mail
Kütüphane
Bilgi Edinme
İletişim Bilgileri
Telefon Rehberi

Haberler

Türkü, Kürdü, Arabı Bir Yapan Ruh İslam’dır

03.03.2018

Batılı güçlerin kimsenin bedenine etnik kimliğine bakmadığını ifade eden Rektörümüz Durmuş, “Bedenlerimiz ne olursa olsun insana kişilik veren ruhtur; Türkü, Kürdü, Arabıyla bizi bir yapan bu ruhtur yani İslam’dır” dedi.

 

Ensar Vakfı Batman Şubesi tarafından organize edilen “Geçmişten Günümüze Bir İslam Diyarı Balkanlar" konulu konferans Rektörümüz Prof. Dr. Aydın Durmuş’un katılımı ile gerçekleştirildi.

 

Ensar Vakfı Batman Şubesi ve Gençlik ve Spor Bakanlığı işbirliğiyle yürütülen "Batman Ensar Gençlik ve Yaşam Merkezi" Projesi kapsamında gerçekleştirilen “Geçmişten Günümüze Bir İslam Diyarı Balkanlar" konulu konferans, Kosovalı Tarihçi Eldar UKA tarafından Batman Üniversitesi Batı Raman Kampüsü Rektörlük Konferans salonunda verildi.

 

Saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasın ardından Kuran-ı Kerim tilaveti ve başta Afrin’de olmak üzere ebediyet intikal eden şehitlerimize dua ile başlayan “Geçmişten Günümüze Bir İslam Diyarı Balkanlar" konusunun işlendiği konferansa Batman Üniversitesi öğrencileri, personeli ve vatandaşlar katıldı.

 

“Geçmişten Günümüze Bir İslam Diyarı Balkanlar" konulu konferansın açılış konuşmasının başında Bugün üzücü bir haber aldıklarını ifade eden Rektörümüz Prof. Dr. Aydın Durmuş, “Afrin harekâtına katılan askerlerimizden şehit olanlar olmuş, yüce Mevla’mdan şehitlerimize rahmet, ailelerine Sabr-ı Cemil diliyoruz. Mekanları inşallah cennet olur” dedi.

 

“Geçmişten Günümüze Bir İslam Diyarı Balkanlar" konulu konferansta konuşan Rektörümüz Prof. Dr. Aydın Durmuş, “Üniversitemizde etkinlikleri çoğaltmaya çalışıyor. Geçenlerde Ortadoğu coğrafyasını anlatan bir konferans düzenlemiştik, bugün de Balkan coğrafyasını anlatan bir konferans düzenleniyor. Aslında sizlere İslam coğrafyasını anlatmaya çalışıyoruz. İslam coğrafyasındaki kanın, gözyaşının neden aktığını sizlere anlatmaya çalışıyoruz” dedi.

 

Osmanlının Balkanlara hakim olduğunu, ama sonrasında bizden koparıldığını ve daha sonra ise katliama uğradığını ifade eden Rektörümüz Durmuş, “O coğrafyayı kan gölüne çevirdiler. Kimse kimsenin bedenine bakmadı. Boşnak demedi, Arnavut demedi, Bulgar demedi, kimsenin kökenine bakmadan hangi inanca sahip olduğuna baktı ve Müslüman kardeşlerimizi katlettiler” dedi.

Batılı güçlerin kimsenin bedenine etnik kimliğine bakmadığını ifade eden Rektörümüz Durmuş, “Benim bedenim Türk bedeni, arkadaşımınki Kürt bedeni, Arap bedeni ama ruhumuz İslam. Bedenlerimiz ne olursa olsun insana kişilik veren ruhudur. İşte bizi bir yapan bu ruhtur yani İslam’dır. Batılın hedefinde de İslam yok etmek vardır” dedi.

 

Bu coğrafyada neden bu olaylar oluyor diye baktığımızda asıl meselenin hak ve batıl çarpışması olduğunun belirten Rektörümüz Durmuş, “Gençlerimizin bunu çok iyi analiz etmesi gerekiyor. Beden çürür kalıcı olan ruhtur. Allah bizleri kendi nuru ile nurlandırsın. Hepinizi Allah'a emanet ediyorum, konuşmacımıza da Üniversitemize teşrifleri için teşekkür ederim” dedi.

 

ÇANAKKALE KAYBEDİLSEYDİ, BALKANLAR’DA TEK BİR MÜSLÜMAN KALMAZDI

 

“Geçmişten Günümüze Bir İslam Diyarı Balkanlar" konulu konferansı veren araştırmacı tarihçi Eldar UKA, 1914’te Prizren Bayraklı Camisi’inde çok tarihi bir karar alındığını ifade ederek, Osmanlı İmparatorluğu’nun başında bulunan Halife’nin cihat çağrısı ile Balkanlardan 30 bin kişi Çanakkale Savaşı’na gönüllü katıldığını söyledi.

Araştırmacı Tarihçi Eldar UKA konferansına şöyle devam etti:

 

“Çanakkale ne kadar Türkiye için önemliyle Balkanlar için de o kadar önemlidir. Çanakkale düşseydi Balkanlarda bir tane Müslüman kalmazdı. Benim dedem Çanakkale şehididir. Balkanlardan Çanakkale’ye yalın ayak gitmişledir dedelerimiz. Çanakkale’de gazi olanlar geriye dönmemiştir Balkanlara. 1917 yılında Galiçya’ya gitmişlerdir. Orada şehit olmuşlardır. Bu ne demektir. Devlet çağırdığı zaman her zaman hazır ve nazır olmaktır. Halife çağırdığı için cihat emri olduğu için Çanakkale’ye geldiler. Sadece Gora bölgesi Desteliça Köyü’nden 110 kişi Çanakkale’ye gitti, 106’sı şehit oldu, sadece 4 kişi gazi olarak geri dönebildi. Şimdi diyorlar ki Osmanlı Balkanlardan ayrıldıktan sonra orda kalanların gönül bağı kalmadı. Öyle bir şey yok. Osmanlı 1912 Yılında Balkanlardan çıktı. 1915 yılında Çanakkale muharebesi oldu ve 30 bin kişi yalın ayak Balkanlardan gitti. Bu demek oluyor ki Balkanlar ile Türkiye’nin daima bir gönül bağı vardır.”

 

Konferansın sonunda Rektörümüz Durmuş, Araştırmacı Yazar Eldar UKA’ya Üniversitemizi ziyareti anısına bir plaket hediye etti.