Anasayfaya Dön

En

Ku

Hızlı Erişim
Web Mail
Kütüphane
Bilgi Edinme
İletişim Bilgileri
Telefon Rehberi

Haberler

Rektörümüzün 15 Temmuz Vatan Savunması ve Batman Konulu Panel Konuşması

15.07.2017

Bugün burada 15 Temmuz 2016 gecesinde yaşanan hain darbe girişimi karşısında milletimizin şanlı ve destansı vatan savunmasını unutturmamak, şehitlerimizi yad etmek ve milli birliğimizi pekiştirmek için toplandık. Tüm yurtta olduğu gibi Batmanlı kardeşlerimde şanlı ve takdire şayan bir direniş gösterdi. Vatanına, devletine, bayrağına ve demokrasiye sahip çıktı.

Bugün burada 15 Temmuz 2016 gecesinde yaşanan hain darbe girişimi karşısında milletimizin şanlı ve destansı vatan savunmasını unutturmamak, şehitlerimizi yad etmek ve milli birliğimizi pekiştirmek için toplandık. Tüm yurtta olduğu gibi Batmanlı kardeşlerimde şanlı ve takdire şayan bir direniş gösterdi. Vatanına, devletine, bayrağına ve demokrasiye sahip çıktı.

 

15 Temmuz hain darbe girişimi; bize Çanakkale’yi yaşatan, Sevr’i dayatan emperyalist güçlerin Kurtuluş Savaşı nedeniyle akamete uğrayan emellerine ulaşma çabalarının yeni teşebbüsüdür. Çanakkale’de ve Kurtuluş Savaşı’nda vatan evlatlarının göstermiş olduğu direniş ve mücadele ruhu, 15 Temmuz vatan savunmasında ecdadın torunları, asımın nesli olduklarını göstermiştir.

 

FETÖ denilen öyle bir yapıyla karşı karşıyayız ki tam bir masonik yapı. Mason örgütlenmesi gibi gizli ve kirli yüzünü, nereye nasıl hizmet ettiğini her zaman saklamış bir yapı.

 

Osmanlının içerisinde başlayıp ve Türkiye Cumhuriyeti içerisinde yapılanan masonik yapı, Anadolu insanının gerçekleri görmesi ve anlamasıyla birlikte güç kaybetmiştir. İnsanımızın dini hassasiyetini ve bu hassasiyetten yararlanarak kendine zemin bulabileceğini ve güç kazanabileceğini bilen bu yapı, şekil değiştirerek kendini terör örgütü FETÖ şeklinde göstermiştir.

 

Terör örgütünün yapısı incelendiğinde; ülkenin zeki çocukları toplanmış ve bu çocuklarda ilk önce aile sevgisi, daha sonra bayrak sevgisi ve ileri seviyede de vatan sevgisi ellerinden alınmıştır. Örgüt, ülkemizin geleceğinde belki önemli işler yapabilecek kabiliyetteki bu çocukları imanları zayıflatılmış, işe yaramaz birer robotik canavar olarak hainler ordusu haline getirmiştir.

 

Örgüt; kimisi para, kimisi makam, kimisi unvan, kimisi evlilik, kimisi üniversite kazanma, kimisi iyi bir meslek edinme, kimisi de kamuda iş bulma gibi kısaca dünyevi çıkar ve menfaat zafiyeti olan insanları tuzağa sürüklemiş ve bağlamda da güç kazanmıştır.

 

Dikkat edin bu yapı içerisinde çok güçlenen insanlarda kibir doruk noktalara çıkmış, adeta küçük dağları yaratmış gibi firavunlaşmışlardır. Bu gibi terör örgütlerine gönül veren kişilerdeki hırs ve kibir insanlıklarını unutturmuş hepsini birer robot haline getirmiştir. Akıllarını örgüte ihale eden ve benliklerini yitiren bu kişiler; aklı ve vicdanı hür olmadığından kendi insanına bile milletimizin parası ile alınmış uçaklarla bomba atabilecek kadar hainleşmişlerdir.

 

15 Temmuz hain terör kalkışması Türkiye Cumhuriyeti'nin yaşadığı en büyük ihanettir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin üniformasını giymiş terör örgütü FETÖ mensup ve işbirlikçi vatan hainleri ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisini ve Hükümetini kontrol altına alarak yönetimi ele geçirmeye kalkışmış, ancak Yüce Milletimizin kararlı direnişi, vatanperver güvenlik güçlerimizin ve silahlı kuvvetler mensuplarının çabaları ile bu alçakça saldırı başarıya ulaşamamıştır.

 

15 Temmuz aynı zamanda kahramanlık destanının yazıldığı bir geceydi. İnsanımızın genlerinde bulunan Nene Hatun-Kara Fatma-Sütçü İmam-Hasan Tahsin gibi daha nicelerinde bulunan ruhu yeniden canlandırdı.

 

Cumhuriyet tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan bu hain kalkışmaya karşın, Aziz Milletimizin onurlu ve dik duruş göstererek iradesine sahip çıkması her türlü takdire şayandır. Bir tankın altından çıkıp ikinci bir tankın altına yatmak ruh ister, vatan-bayrak sevgisi ister, en önemlisi de çelikten sağlam sarsılmaz iman ister.

 

Evet, 15 Temmuz kalkışmasında Türkiye uçurumun eşiğinden dönmüştür. O günleri yaşayanlar olarak bizler bunu açıkça gördük. Ancak, böyle bir ihanetle bir daha karşılaşmamak için 15 Temmuz ihanetini, alçaklığını unutmamalı, unutturmamalıyız.

 

Dün olduğu gibi, bugün ve yarın; devlet yapılanması içerisinde olmaması gereken ve gizlice devletin kılcal damarlarına/kurumlarına sızarak anti-demokratik bir şekilde devleti ele geçirmeye, milletimizi bölmeye, ülkemizi yıkmaya çalışan ve iç huzurumuzun bozulmasından medet uman her türlü bölücü örgüt ve her türlü oluşumlara karşı hukuk çerçevesinde mücadele edilecektir.

 

15 Temmuz 2016 gecesi yaşanılanlar karşısında birlik olduğumuz zaman nelerin başarılabileceğini bütün dünya görmüş oldu. Bu coğrafyada ebediyen yaşamamızın tek yolu; hain darbeyi engelleyen birlik ruhunu ilelebet yaşatmaktır. Temennimiz bu ruhun hep canlı kalmasıdır.

 

Bu bağlamda aziz şehitlerimize rahmet, milletimize başsağlığı ve gazilerimize şifalar diliyorum.

 

 

                                                                                                                Prof. Dr. Aydın DURMUŞ

                                                                                                                Batman Üniversitesi Rektörü